NEREDEYSE BİR ASIR! CUMHURİYET BAYRAMIMIZ
Ulus devlet olarak var olan her milletin kutlamış olduğu milli bayramlar vardır. Fransa’da 14 Temmuz’da kutlanan Bastille Bayramı, Amerika’da 4 Temmuz Bayramı, Cezayir’de 19 Haziran Bağımsızlık bayramı, dünya ülkelerinin kutladığı özgürlük bayramlarından sadece birkaçıdır.Ülkeler bağımsızlık savaşını zaferle sonlandırdıklarında o günü kutlama günü ilan ederler.Bu bayramlar, resmi olarak ve halkla beraber coşkuyla kutlanır. İlginçtir ki İngiltere’nin bağımsızlık bayramı yoktur. Güneş batmayan imparatorluk olduğu için yüzyıllarca başka milletleri kolonileştirmiştir (sömürgeleştirmiştir). Yani hep sömüren ve yöneten tarafta olmuştur.
Dünya’daki güneş batmayan üç imparatorluktan biri olarak kabul edilen Osmanlı İmparatorluğunun 623 yıllık hâkimiyetinin sonu, halklar için kan ve gözyaşı olmuştur. Fethettiği toprakları peşi sıra kaybetmesi neticesinde yüz yıllar boyu süren açlık ve yoksulluk yetmezmiş gibi, yurdunun kurtarılması mücadelesi Anadolu halkına çok ağır bedeller ödemiştir. Onların bu büyük fedakarlıkları ve Büyük Komutan Mustafa Kemal önderliğiyle memleketimiz, güzel vatanımız düşmanlardan kurtarılmıştır. Bizler eğer dilimizi özgürce kullanabiliyor, eğitimimizi ana dilimizle yapabiliyorsak bu durum, atalarımızın, analarımızın ve Ulu Önder Atatürk’ün sayesindedir. Tarih göstermiştir ki; uygarlıklar ne kadar zikzaklar gibi olsa da hep ileri doğru gitmiştir. İşte bu şaşmaz kural gereği, yıkılmış parçalanmış bir ülkeden yepyeni genç bir Cumhuriyet doğmuştur. Bu öyle bir doğumdur ki; bilimde, sanatta, eğitimde, ekonomide, kadın haklarında, inanılmaz boyutta gelişmeler olmuştur.
Bilindiği gibi, koyu bağnaz dini inançlı Ortaçağ İslam düşünürü İmam Gazali öğretisinin yarattığı felsefesiz bir eğitim ve düşünce sistemi, yeryüzündeki Müslüman toplumları ve bu arada ülkemizi Batı devletlerinin bin yıl gerisinde bırakmıştır. Cumhuriyet’le birlikte geri kalmışlığımıza çözüm bulmak için zorlu, çetin mücadeleler gösterilmiştir. Almanya’dan kaçarak ülkemize gelen bilim insanlarına kapımız açılmış, bin yıllık farkın kapatılması için Cumhuriyetle birlikte devasa hamleler yapılmıştır.
Türk dilinin gelişmesi ve tarihin araştırılması için Türk Dil ve Tarih Kurumu kurulmuştur. Okuma seferberliği başlatılmış, üniversiteler inşa edilmiştir. Şüphesiz, Cumhuriyetin kazanımları bu yazıya sığmayacak denli çoktur. Ben ancak birkaç tanesine değinebildim.
Kadınlara gelince; kurdukları onlarca dernek, yayınladıkları onlarca dergiyle seslerini Atatürk’e her daim duyurmuşlardır. Cumhuriyet’le birlikte birçok hakka kavuşmuşlardır. Neydi bunlar? Erkeklerle aynı derecede eğitim eşitliğine kavuşmak, iş hayatına girebilmek, kamusal alanda yer alabilmek, kara çarşaftan kurtulmak, seçme ve seçilme hakkından yararlanmak. Evet, o dönemin kadınları kara çarşaflarını yırttılar, tıpkı Cumhuriyetin karanlık günleri yırtması gibi. Bugünün Cumhuriyetinde büyük aksaklıklar, sorunlar olabilir, varsın olsunlar! Nasıl olsa bilim kazanacak, nasıl olsa felsefe kazanacak…
Kimseler bu gidişatı durduramayacak…